Geçmeyen Bir Yaranın Mitolojideki Hikâyesi
Son zamanlarda sağ ayak bileğimde bulunan iltihap yüzünden
geçmeyen bir ağrıyla yaşıyorum. Tam olarak ne zaman ve nasıl başladığını bile
hatırlamıyorum ama artık bir parçam gibi oldu. Biraz jel, krem ve egzersiz
sayesinde ağrıyı zaman zaman azaltabiliyorum. Ve geçenlerde tesadüfen karşıma
çıkan mitolojik bir karakterle bu fiziki ağrımı özdeşleştirdiğimi fark ettim.
💔 Her şey dostlukla başlıyor
Philoctetes, Herkül'ün çok yakın dostu. Herkül, tanrı olmadan
önce yakılması gereken ölümlü bedenini ateşe vermek zorunda. Ama kimse bu
kutsal ateşi yakmaya cesaret edemiyor. Sadece Philoctetes yakıyor. Çok cesurca
bir şey yapıyor aslında. Bunun karşılığında da Herkül sihirli yayını ve
oklarını ona miras bırakıyor.
🐍 Zehirli Bir Isırık ve Bitmeyen İltihap
Truva Savaşı yolculuğu sırasında Philoctetes bir adada durur
ve burada zehirli bir yılan tarafından ısırılır. Ayağında geçmek bilmeyen, iltihaplı
bir yara oluşur. Acısı tarifsizdir. Her gün çığlık atacak kadar yanar canı. Ama
bu yara onu yalnızca fiziksel değil; ruhsal olarak da yormaya başlar. Yoldaşları
onun bu haline dayanamaz ve onu, Lemnos adasında yapayalnız bir şekilde terk
ederler. O, yıllarca yalnız başına o adada acısıyla yaşamaya mahkûm kalır.
🔮 Kehanet
Yıllar sonra Truva Savaşı çıkmaza girer. Bir kâhin der ki: “Truva,
ancak Herkül'ün oklarıyla fethedilebilir.” Yani, bir zamanlar terk ettikleri
Philoctetes’in elindeki o sihirli yay olmadan zafer mümkün değildir. Böylece
Philoctetes'e geri dönmek zorunda kalırlar. Onu yok sayan herkes tekrar onun
kapısını çalmak zorunda kalıyor. O da tüm acılarına, yalnızlığına rağmen gelir
ve savaşı kazandıran okları fırlatır.
Neden bu hikayeyi anlatıyorum? Belki de bizim de içimizde
geçmeyen iltihaplar vardır; görünmez ama varlığını her an hissettiren… Ama bu
bizi eksik ya da hatalı yapmıyor. En çok yara alan yerin aslında en güçlü yanın
oluyor. Hatta seni terk edenler bile, bir gün sensiz ilerleyemez hale gelebiliyor.
Senin de içinde geçmeyen bir yara varsa, Philoctetes gibi gün gelecek o acının
aslında daha büyük bir kahramanlık ya da uyanış için olduğunu anlayacaksın. Çünkü
mitolojide de gerçek hayatta da, en derin acılar en güçlü dönüşümlerin habercisidir.
Yorumlar
Yorum Gönder